|
Yazar tawdilo2
|
|
Salı, 02 Şubat 2010 06:13 |
Altunyaprak, Doğuda nurhak daği, Bati da berit daği,kuzeyde salavan daği, güneyde sinekli dağlariyla çevrilidir.Köy dört dağin arasinda derince bir vadiye yayilmiştir. Dağinik durumda olan köyün ortasinda üç beş değirmeni çevirir. Gayet soğuk ve berrak bir su akar. Bu çayin kaynaği köyümüzün tam üst kismindadir( şimdiki gözpinar).Köy soğuk suyuyla ormaniyla ve güzel manzarasiyla tam bir turistik yerdir.
Suyun gözünde bir gazino bulunur; yaz mevsiminde burasi açilir. Köyümüz özellikle yazin yerli ve yabanci insanlarla dolup taşar. Köyümüzün ilk isminin Nerkale olduğu söylenir. Bu da yörenin önceleri narlari ve kaleleriyle ünlü olmasindan kaynaklandiği söylenir. Başka bir söylentiye göre ise köye ilk yerleşen iki kişiden kadinin adinin Nar olduğu erkeğin ismi ise kla olduğu ve bunlarin adlarinin köye verildiği söylenir Narkila olan burasi zamanla nargile olarak değismistir.
Daha sonra nergele olarak isim almıştır ve nergele iki muhtarlığa ayrılmıstır aşagısı ciftlikkale yukarısı altunyaprak olarak iki muhtarlığa ayrılmış 1979 da altunyaprakta iki muhtarlığa ayrıldı yukarısı gözpinar muhtarlığı orta kısmı altunyaprak muhtarlığı asağısıda ciftlikkale muhtarlığı olarak devam ediyorlar ama biz nergeleliler olarak halen nergele adını kullaniyoruz ve bununlada gurur duyuyoruz. Çünkü nergeleliyiz demesek bizleri yeni adıyla tanimazlar.
Köyümüzün ekonomik durumuna gelince, Köyde bağ, bahçe, meyveler gayet boldur. Bilhassa cevizin anbari ve hazinesi denilebilir.Hatta komşu köyler dahi bizim mevcut sebze ve meyvelerimizden istifade ederler.
Köyümüz bol ormanlik bir hazineye sahiptir. Bu orman meşe, ardiç ve bir miktarda kamalaktan oluşmaktadir. Köy halki eskiden beri bu ormandan istifade eder. Eskiden köyde kendi yağiyla kavrulan pek az insan bulunurdu. Gözde dul Hace, Seydo Çicek, Değirmenci Hüseyin ağa , Sultan Hasan, Soku Bilal, Kudo Misto, Bitli Halaç, Gigo Hüseyin ve buna benzer birkaç kişi vardi. Yedikleri ekmekte birer sulu bucak sayesinde idi geçimleri iyi sayilirdi. Hatiri sayilanlara gelince o devirde fakirin hatiri daha da iyi sayilirdi diyebiliriz. Nedeni ise bazi kesime bedava çalismalari idi. Sözü tutulan ve dinlenen kişilere gelince; köyde değirmenci Merhum Hüseyin Ağa da söz biterdi. Bunun yaninda hatiri sayilan su kişilerde vardi.; Kelo Ali, Mehmet Işbilir, Kudo Mustafa, Tonolardan Tono Misto, Tono Aziz sayilanlarin arasinda idiler. Ayrica Hurro Mehmet, köyün ileri gelenlerinden sayilirlardi, sofralari açikti.
Köyde ne şekil bir olay olsa resmi makamlara aks ettirmeden o işi yatiştirir ve çözüme gidilirdi.
Köyümüz komşu civar köylere aşagi yukari her hususta örnek olurdu.Şimdi de tersi denilebilir. Ağanin o zaman söylediği söz ile indirdiği taşi kimse kaldiramazdi Tabi hakli olarak söylenen sözün geçerliligi vardi. Şunu da söylemek lazim ki; bu işi ve sözü bitiren adamlardan daha zengin adamlarimiz vardi, keseside dolu idi; fakat sözü pek dikkate alinmazdi.Tabi kim ne derse desin elbette konuşma özgürlüğü vardir. En azindan var deniyor. Ancak şunu söyleyim şimdi müzelerdeki tarihi eserler misali sözleri vardi ata sözleri gibi. Eskilerin sözleri daha anlamli idi.
Halkimiz çok hatir bilir, uysal, temiz bir halktir. Düğün, dernek, yardimlaşma fevkalede idi, halende öyle sayilir. Bilhasa köylümüz avrupaya yerleşmiştir. Maddi yöndende oldukça zengin sayilir. Halk arasindaki tutkunluk ve beraberlik, feodellik, hallen mevcuttur. Insanliklari geçerliliğini korumaktadir. Köyün yaklaşik yüzde % sekseni avrupadadir.
Son olarak ta; günümüzde ki koşullari çok iyi anlatan ve buna çok iyi bir cevap niteliğinde bir atasözü ile noktalamak istiyorum.
1. Ağizdan çikan söz
2. Yaydan çikan ok
3. Giden ömür
Nergele Altunyaprak Köyü Web Sayfasi
 |
|
Perşembe, 04 Şubat 2010 21:19 tarihinde güncellendi |